Ana sayfa Gezi Rehberi Dades Koyağı Nedir ? Özellikleri Nelerdir ? Nerede Bulunur ?

Dades Koyağı Nedir ? Özellikleri Nelerdir ? Nerede Bulunur ?

6
0
PAYLAŞ

Dades Koyağı Nedir ? Özellikleri Nelerdir ? Nerede Bulunur ?

Dades Nehri’nin, Yüksek Atlas Dağları’nın ürkütücü tepelerini yardığı yerde, 500 metrelik baş döndürücü bir yüksekliğe birer kule gibi uzanan duvarlar arasında dar bir koyak yer alır.

Güneş yükseldikçe ve ışık, kasvetli duvarlara vurmak üzere aşağıya sızdıkça, mevsime ve saate göre kayaların siyah rengi, yeşil ve kırmızının tonlarından geçerek, parlak bir sarıya döner.

Bu kayalıklar yaklaşık 200 milyon yıl önce denizin dibinde yatan mercan resifleriydi. Ancak yer kabuğu üzerindeki san birkaç milyon yıllık hareketler bu kaya kütlelerinin aşama aşama yükselmesine ve katlanarak Yüksek Atlas Dağları’nı oluşturmasına yol açtı. Bu dağların jeolojik öyküsünü bugün artık koyağın duvarlarını oluşturan çok renkli kumtaşı, kireç taşı ve kil katmanları üzerinde okumak mümkündür.

Binlerce yıl süren kış fırtınaları, nehrin seyrini belirlemiştir. Kasım’dan Ocak ayına ya da Mart’a kadar aralıksız sağanaklar, Yüksek Atlas Dağları’nı yağmur bombardımanına tutarak, nehri incecik bir akıntıdan ya da kuru bir yataktan, yalnızca bir saat sonra durgunlaşan azgın bir sele çevirir. Bu kısa zaman diliminde, şiddetli yağışlar, nehrin akışını 20 kat artırabilir. Arapça’da bu kısa ömürlü nehirlere ‘’ wadi ‘’ ya da ‘’ oued ‘’ denir. Dades sularının en azgın olduğu zamanda, dağın yükseklerinden dökülen enkaz, nehir yatağının yumuşak kayalarına çarparak aşınmasına yol açar ve nehri istikrarlı bir biçimde derinleştirir.

Vadinin bir kısmında bu erozyon, kayaları aşındırarak onlara, yöredeki insan biçimli figürlerin ‘’ İnsan Bedeni Tepeleri’’ ismini alması denli ilginç tabla, piramit ve sivri tepeler biçimini vermiştir.

Dades Kayağı’nın Özellikleri Nelerdir ?

Yüksek Atlas Dağları, Fas’ı ikiye ayıran Atlas sıra dağlarının 740 km’lik bir uzantısıdır. Dades Nehri, doruklara karlı kaplı dağları aşıp, büyük Sahra’da kumu süpürdüğü harabelerin kuzeyinde kalan eski Fransız kendi, Quarzazate’deki Draa nehrine dökülmek üzere 350 kim güneybatıya doğru akar.

Daha alçak yerlerinde nehir, palmiye ve badem ağaçları arasında akar. Gül ağaçlarının etrafını çevirdiği çiftliklerde hoş kokulu gül suları üretilir. İncirler yazları yetiştirilir ve sonbaharda marketlere satılmak üzere evlerin düz çatılarında kurumaya bırakılır.

Dades Boğazı, Boumalne kasabasının 24 km yukarısındadır. Kasaba ile boğaz arasındaki nehir kıyılarında antik ‘’ kasbahs ‘’ ( kaleler ) ile ‘’ ksour ‘’ ( tahkim edilmiş köyler) yer alır. Zengin kırmızı toprak, ceviz ve badem ağaçlarının gövdeleriyle gölge altında kalır. ‘’ İnsan Bedeni Tepeleri’’ Boulmalne’nin yaklaşık 15 km uzağındadır. Boğaz daralırken, gölgeleri güneşin yakıcı sıcağından bir kaçış sunan sarp duvarlar, su seviyesinden ilerler.

Yol, Air Qudinar köyünden bir köprüyle kesişir ve ötesinde nehrin en dar ve en görülmeye değer kısmı göze çarpar. Küçük Msemmir kasabasına doğru bir çakıl yolu uzanır. Atlas’ın kayalıkları nehrin aşağısında doluşurken, bu çakıl yolda ilerlemek giderek zor bir hal alır.

Dades Kayağı Hangi Ülke ve Hangi Kıta’da Yer Alır ?

 Dades Vadisi’nin kuzaydoğusunda muhteşem Rodra Vadisi yer alır. Todra Nehri’nin billur sularının ötesinde Tinerhir’den başlayan yol uzanır. Yol boyunca, uzun hurma ağaçları, asmaların, zeytin, ceviz ve nar ağaçlarının üzerine koruyucu bir gölge düşürür. Vadinin koyağın içinde daraldığı yerde, kayalıklar 300 metrelik yüksekliklere ulaşır ve en dar noktası hemen hemen 9 metre genişliğindedir. Afrikalı kırlangıçlar, sarp kayalıklar içindeki yuvaları etrafında daireler çizerken, görkemli Bonelli kartalları yükseklerde süzülür.

Vadi yakınlarından, mucizeler yarattığına inanılan, dolayısıyla da bu bölgenin Berberi halkı için saygın olan duru bir pınar akar. İnsanlar, vadiden geçen kısır bir kadının, o sırada Allah’ın adını zikrederse hamile kalacağına inanır.

Kamyon ya da dört tekerli araçlar Yüksek Atlas Dağları’nın kalbine giden yolda yalpalayarak ilerlese de patika, Tadra Boğazı’nda biter.

Koyağın kuzeyindeki Tamtatouchte köyünden, Dades Vadisi’nin üzerindeki tehlikeli dağ yollarından batıya, Msemrir’e doğru gidilebilir. Oradan da Dades vadisinden aşağı Kuzey Afrika’nın en muhteşem manzaraları eşliğinde çizilen daire tamamlanarak güneydeki Boumalne’e varılabilir.

Dades Kayağı’nda Kimler Yaşıyor ?

Berberiler, Araplar’ın gelişinden yüzyıllarca önce burada göçebe  çobanlar olarak yaşadı. Onların Kuzey Afrika’dan Batı Asya’ya yayılan istilacıların torunları olduklarına inanılır. Fas’a M.Ö. 10. Yüzyılda gelen Berberiler, 8. Yüzyılın başlarında İslamiyet’i benimsemişlerdir. Bu insanlar, yüksek tepelere yerleşerek, koşullar her ne kadar sert olursa olsun, bildikleri gibi yaşamakta özgür olabilecekleri, kasabaların ayartıcı zevklerinden uzaklaştıkları dağlara bağlı kaldı. Savaşta cesur olmak, onlara göre en büyük erdemdi. Ödlekliğinden kuşkulanılan bir Berberi erkeği, bir kafatası başlığı giymeye zorlanır, ancak kadınlar yemeklerini bitirdikten sora yemek yemelerine izin verilir. Konukseverlik yasaları oldukça katı bir şekilde belirlenmişti; İki Berberi bir ekmeği bölüşmüşse, birbirlerini ölümüne savunacaktı. 1920’lerde yazan gezgin Walter Harris, Berberi bir köy yaşamını, ‘’ savaş ve kederle dolu ‘’ olarak tanımladı: ‘’ Her ailenin bir kan davası vardı.’’ Bunların yanında eğlencenin de olduğu, hasat zamanı festivalleri gibi, saz şairi aşıkların şarkıları ve öykülerini okunduğu kutlamalar da yapılırdı.

Kılıç yaraları görülmemiş bir yöntemle tedavi edilirdi. Yırtılan deri birbirine sıkıca yapıştırılır; yaranın içine canlı bir kırmızı karınca konurdu. Karınca deri üzerinde çene kemiğini kapattığında, kapası koparılır; çenesi yaranın içinde bir mandal görevi görüp yarayı iyileştirinceye kadar orada tutulurdu.

Berberi kadınlar, eskiden de şimdiki gibi Arap kadınlarına kıyasla hal ve hareketlerinde daha özgürdü. Dağda yaşayan kadınlar örtünmez; ve aşk evliliklerine daha yatkın olurdu. Bir Berberi evlendiğinde genç kızlar bugün bile önemli roller üstlenir. Düzenli ‘’mussem’’ ler ya da panayırlar Tinerhir’in kuzeyinde Imilchill kasabasının dışındaki bir dağ eteğinde düzenlenirdi. 14 ya da 15 yaşındaki ağır makyajlı ve gümüş aksesuarlarını içinde şıkırdayan kızlar olası kocam adaylarına yaklaşıp, onlarla başlık parası için pazarlık yapardı. Eğer fiyatta anlaşılırsa, aileler düğün hazırlıklarını ayarlardı.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here